69 pozisyonu haram mıdır ?

Elif

New member
69 Pozisyonu Haram mıdır? İslamî Açıdan, Tarihsel Kökenleri ve Günümüz İlişkileri Üzerinden Ayrıntılı Bir Değerlendirme

1. Konuya Samimi Bir Giriş: Merak Edilen Ama Herkesin Rahatça Konuşamadığı Bir Soru

Arkadaşlar, dinî konularda bazen insanın aklına takılan, ancak çevresine sormaya çekindiği sorular oluyor. Cinsellik de bunların başında geliyor. Özellikle eşler arasındaki yakınlığın hangi sınırlar içerisinde helal veya haram kabul edildiği, İslam'ın bu konudaki yaklaşımının ne olduğu ve toplumda yaygın olarak anlatılan bilgilerin ne kadar doğru olduğu merak ediliyor. “69 pozisyonu haram mıdır?” sorusu da bunlardan biri.

Bu soruyu değerlendirirken yalnızca bir cinsel pozisyonun adına bakmak yeterli değil. Eşlerin birbirlerine karşı sorumlulukları, mahremiyet, temizlik, karşılıklı rıza ve dinî hükümlerin hangi kaynaklara dayandığı birlikte ele alınmalı. Çünkü toplumda bazen dinî bir hüküm gibi aktarılan görüşler, aslında belirli bir âlimin yorumu veya kültürel bir alışkanlık olabiliyor.

Konuyu ne gereksiz yere korkutucu hâle getirmek ne de dinî hassasiyetleri önemsiz görmek doğru. Bence en sağlıklı yaklaşım, soruyu açıkça ortaya koymak, temel kaynakları dikkate almak ve kesin bilgiyle kişisel yorumu birbirinden ayırmaktır.

2. 69 Pozisyonu Nedir ve Dinî Tartışma Neden Bu Kadar Yaygındır?

69 pozisyonu, iki yetişkinin aynı anda birbirlerinin cinsel organlarını ağız yoluyla uyarmasını ifade eden bir cinsel yakınlık biçimidir. Bu davranışın dinî açıdan değerlendirilmesinde temel mesele, yalnızca pozisyonun kendisi değil, ağız yoluyla cinsel temasın hükmü, temizlikle ilgili şartlar ve eşler arasındaki ilişkinin sınırlarıdır.

İslam hukukunda eşlerin cinsel hayatına ilişkin bütün uygulamaları tek tek isimlendirerek açıklayan, üzerinde herkesin uzlaştığı bir liste bulunmaz. Bunun yerine Kur'an'daki genel ilkeler, hadisler, fıkıh usulü ve mezheplerin yorumları esas alınır. Dolayısıyla modern dönemde kullanılan bir cinsel pozisyonun hükmünü değerlendirirken, o davranışın hangi genel dinî ilkelerle ilişkili olduğuna bakılır.

Burada önemli bir ayrıntı var: Bir davranışın toplumda ayıp karşılanması, onun dinen haram olduğunun kanıtı değildir. Aynı şekilde, eşler arasında yaşanması da her davranışın kendiliğinden helal olduğu anlamına gelmez. Dinî değerlendirmede delil, yorum ve şartlar ayrı ayrı incelenmelidir.

Benim bu konudaki temel yaklaşımım şu: Önce açık bir yasak bulunup bulunmadığına, ardından konuyla ilişkili genel hükümlere ve son olarak da mezheplerin değerlendirmelerine bakılmalı. Böyle yapıldığında kulaktan dolma bilgilerle kesin hükümler vermenin önüne geçilebilir.

3. Kur'an ve Hadisler Açısından Konunun Temel Dayanakları

Kur'an'da eşler arasındaki cinsel hayatın meşru çerçevesine ilişkin çeşitli ayetler bulunur. Bakara suresinin 187. ayetinde eşlerin birbirlerine karşı yakınlığı ve Ramazan gecelerinde cinsel ilişkinin helal kılınması anlatılır. Bakara suresinin 223. ayeti ise eşler arasındaki cinsel ilişkiyi belirli bir bağlamda ele alır. Ancak bu ayetlerde günümüzde “69 pozisyonu” diye adlandırılan uygulamaya ilişkin doğrudan ve açık bir ifade bulunmaz.

Bu noktada bir ayrım yapmak gerekir. Bir ayette belirli bir uygulamanın adı geçmiyorsa bundan otomatik olarak o uygulamanın kesin biçimde helal olduğu sonucu çıkarılamaz. Aynı şekilde, adı geçmediği için haram olduğu da söylenemez. Hükme ulaşmak için ilgili ayetlerin anlamı, tefsir geleneği ve fıkıh yöntemleri birlikte değerlendirilmelidir.

Hadisler de cinsel hayatın adabı, temizlik, eşlerin hakları ve bazı özel durumlarla ilgili hükümler içerir. Fakat belirli bir davranış hakkında hüküm verirken, konuyla ilgisiz bir hadisi kullanmak veya doğruluğu araştırılmamış bir rivayeti kesin delil gibi sunmak hatalıdır. Rivayetin güvenilirliği, bağlamı ve âlimler tarafından nasıl yorumlandığı önemlidir.

Burada özellikle şu ayrıntıyı vurgulamak isterim: Dinî bir tartışmada “Peygamberimiz kesin olarak yasaklamış” veya “İslam'da bunun hiçbir sakıncası yok” gibi ifadeler kullanılıyorsa, bunların hangi kaynaklara dayandığını sormak gerekir. Kaynak gösterilmeden yapılan kesin açıklamalar, kişilerin dinî kaygılarını gereksiz yere artırabilir.

Bu nedenle söz konusu pozisyon hakkında Kur'an'da doğrudan bir yasak bulunduğunu söylemek doğru değildir. Ancak bundan hareketle bütün âlimlerin, her şart altında ve hiçbir ihtilaf olmaksızın aynı hükme vardığını ileri sürmek de doğru olmaz.

4. İslam Hukukunda 69 Pozisyonu: Haram mı, Mekruh mu, Caiz mi?

Sorunun merkezindeki meseleye gelelim. İslam hukukunda bu uygulamaya ilişkin değerlendirmeler, özellikle ağız yoluyla cinsel temasın hükmü üzerinden yapılır. Bu konuda bütün mezheplerin ve bütün çağdaş din âlimlerinin aynı görüşte olduğunu söylemek mümkün değildir.

Bazı din âlimleri, eşler arasındaki cinsel yakınlığın genel olarak mubah kabul edilmesinden hareketle, açıkça yasaklanmamış ve dinî açıdan sakıncalı bir unsur içermeyen davranışların belirli şartlarla caiz olabileceğini savunur. Bu yaklaşımda karşılıklı rıza, zarar vermeme, mahremiyet ve dinî yasaklara riayet önemli ölçütlerdir.

Diğer bazı âlimler ise ağız yoluyla cinsel temas konusunda ihtiyatlı davranır. Bu değerlendirmelerde ağız ve tükürüğün temizliği, necasetle temas ihtimali, meni veya mezî gibi sıvılarla ilgili fıkhî hükümler ve cinsel davranışın edebi üzerinde durulur. Bazı görüşlerde davranış mekruh veya sakıncalı kabul edilebilir; ancak bu değerlendirmelerin kapsamı ve gerekçeleri âlimden âlime değişebilir.

Burada “haram” ve “mekruh” kavramlarını birbirine karıştırmamak gerekir. Haram, dinî bakımdan yapılması yasaklanan davranışı ifade eder. Mekruh ise fıkıh terminolojisinde hoş karşılanmayan veya terk edilmesi tercih edilen davranışlar için kullanılır; mezheplere göre mekruh çeşitlerinin hükmü de farklılaşabilir. Bu nedenle bir davranışa “mekruh” diyen bir görüşü doğrudan “kesin haramdır” şeklinde aktarmak doğru değildir.

Öte yandan, eşlerin evli olması her türlü cinsel davranışın sınırsız biçimde serbest olduğu anlamına gelmez. İslam hukukunda cinsel ilişkinin belirli yasakları ve şartları vardır. Zarar verme, zorlamada bulunma, mahremiyetin ihlali ve dinen yasaklanmış durumlar ayrıca değerlendirilir.

Peki, 69 pozisyonu kesin olarak haram mıdır?

Bu soruya bütün İslam âlimleri adına verilmiş tek ve tartışmasız bir “evet” cevabı bulunduğunu söylemek doğru olmaz. Konuya ilişkin değerlendirmeler farklılaşır. Bu nedenle, yalnızca pozisyonun adına bakarak kesin bir haram hükmü vermek yerine, ağız yoluyla cinsel temas hakkındaki mezhep görüşünü ve ilgili şartları esas almak daha isabetlidir.

Özellikle Hanefî, Şafiî, Malikî ve Hanbelî mezheplerinin görüşleri hakkında konuşurken, her mezhebin bütün mensuplarının tek bir ayrıntılı görüşü paylaştığını varsaymamak gerekir. Mezhep içindeki farklı yorumlar ve çağdaş fetvalar da dikkate alınmalıdır.
 
Üst