Deyim ne olabilir ?

Sahne Sihiri

New member
Örneğin “etekleri zil çalmak” bir durumun nasıl olduğunu anlatır.

“Damlaya damlaya göl olur” ise genel bir düşünce veya öğüt niteliğindedir.

Bu nedenle her kalıplaşmış sözün otomatik olarak deyim olduğunu düşünmemek gerekir.

TDK de deyimlerle atasözlerini farklı kategoriler olarak ele alıyor; deyimlerin halk tarafından benimsenerek kalıplaştığını, atasözlerinin ise uzun gözlem ve deneyimler sonucunda ortaya çıkan öğüt verici sözler olduğunu belirtiyor. Türk Dil Kurumu

Yani:

Deyim: “Ne durumda olduğunu anlatayım.”

Atasözü: “Bu durumdan çıkarılabilecek genel sonucu söyleyeyim.”

Aradaki fark bazen küçük görünse de dil açısından önemlidir.

Bir deyimi anlamanın en iyi yolu cümle içinde görmek

Deyimleri tek başına ezberlemek yerine cümle içinde görmek çok daha kalıcı olabilir.

Mesela:

“Bütün gün aynı konuyu anlattım, artık dilimde tüy bitti.”

Burada “dilinde tüy bitmek”, bir şeyi tekrar tekrar söylemekten yorulmak anlamında kullanılıyor.

Bir başka örnek:

“Toplantıda müdürün söylediği sözlere herkes kulak verdi.”

Buradaki “kulak vermek”, gerçekten kulağı bir konuşmacıya uzatmak değil; dikkatle dinlemek anlamında.

Ya da:

“Bu işi yarına bırakıp durma, artık taşın altına elini koy.”

Buradaki ifade sorumluluk almayı anlatıyor.

Deyimlerin en güzel tarafı da burada ortaya çıkıyor: Cümleye yalnızca anlam değil, karakter de ekliyorlar.

“Çok kızdı” başka.

“Burnundan soluyordu” başka.

İkinci cümlede insanın zihninde neredeyse çizgi film karakteri beliriyor.

Forumda “deyim ne olabilir?” sorusunu küçük bir oyuna çevirmek

Bence bu konu forum ortamında tartışmak için son derece uygun.

Bir kişi yalnızca durumu anlatır:

“Bir arkadaşım sürekli aynı bahaneyi söylüyor ve işi sürekli erteliyor.”

Diğer kullanıcılar deyimi tahmin eder.

“İpe un sermek?”

Başka biri:

“Yok, bence işi yokuşa sürmek.”

Üçüncü kişi:

“Bence ikisi de olabilir. Bağlama göre değişir.”

Ve işte gerçek dil tartışması burada başlar.

Çünkü deyimlerde bağlam son derece önemlidir.

Bir ifadenin hangi anlamda kullanıldığını yalnızca kelimelere bakarak değil, cümlenin tamamına bakarak anlayabiliriz.

Bu nedenle “Deyim ne olabilir?” sorusunun tek bir cevabı her zaman bulunmayabilir.

Bazen aynı olayı anlatmak için birden fazla deyim kullanılabilir.

Bir insan çok zor bir iş yapmışsa “akla karayı seçmek”, “iğneyle kuyu kazmak” veya bağlama göre başka bir deyim kullanılabilir.

Dolayısıyla deyim seçmek biraz da fotoğraf için doğru filtreyi seçmeye benziyor.

Fotoğraf aynı.

Filtre farklı.

Deyimlerin kültürel hafızası neden önemli?

Deyimler yalnızca dilin süsü değildir. Bir toplumun gündelik hayatından, düşünce biçiminden ve geçmiş deneyimlerinden izler taşıyabilir.

Türkoloji alanındaki çalışmalar da deyimlerin dilin estetik ve ifade gücünü artırmanın yanında kültürel ve toplumsal birikimi yansıttığını vurguluyor. TÜBİTAK

Bu nedenle eski deyimlerin bazıları bugün kulağa oldukça ilginç gelebiliyor.

Çünkü hayat değiştikçe kullanılan nesneler, alışkanlıklar ve sosyal ilişkiler de değişiyor.

Bir zamanlar herkesin bildiği bir nesne veya davranış, bugün genç birinin karşısına çıktığında küçük bir kültür bulmacasına dönüşebiliyor.

Bu da şu soruyu düşündürüyor:

Bugün kullandığımız hangi ifadeler yüz yıl sonra insanlara tamamen anlaşılmaz gelecek?

Mesela “telefonu yüzüme kapattı” ifadesi gelecekte bir deyime dönüşür mü?

“Mesajı görüldüde bırakmak” kültürel bir kalıp haline gelir mi?

“Şarjım yüzde birken hayata tutunmak” diye yeni bir deyim ortaya çıkar mı?

Bunlar bugün komik geliyor olabilir.

Ama dil zaten tam olarak böyle değişiyor: İnsanlar yeni deneyimler yaşadıkça onları anlatmak için yeni yollar buluyor.

Deyim ararken yapılabilecek en büyük hata

Bence en büyük hata, deyimi kelime kelime çözmeye çalışmak.

“Burnundan solumak” deyimini ilk kez gören biri gerçekten burnundan soluyan bir insan ararsa yanlış kapıya gider.

Deyimlerin mantığı çoğu zaman parçalarında değil, bütünündedir.

Kültür Portalı da deyimlerin anlamlarının kelimelerin düz anlamlarından farklılaşabildiğini ve bu ifadelerin başka dillere kelimesi kelimesine çevrilmesinin çoğu zaman mümkün olmadığını belirtiyor. Kültür Portali

Bu nedenle deyim öğrenirken şu üçlü oldukça işe yarar:

Deyim → anlam → örnek cümle

Örneğin:

İpe un sermek → bahane üretip işi yapmaktan kaçınmak → “Toplantıya gelmemek için yine ipe un serdi.”

Bu yöntem, kuru ezberden çok daha kullanışlıdır.

Peki “deyim ne olabilir?” sorusunun cevabı tam olarak nedir?

Aslında bu soru tek başına bir deyimi işaret etmiyor. Bir olayın, davranışın veya duygunun hangi deyimle anlatılabileceğini araştıran açık uçlu bir soru.

Bu yüzden cevap vermeden önce bağlamı bilmek gerekiyor.

Birinin çok mutlu olması mı anlatılıyor?

“Etekleri zil çalmak.”

Birinin çok öfkeli olması mı?

“Burnundan solumak.”

Birinin sorumluluktan kaçması mı?

“İpe un sermek.”

Çok zor bir iş mi?

“İğneyle kuyu kazmak.”

Birine dikkat etmek mi?

“Göz kulak olmak.”

Bir şeyi dikkatle dinlemek mi?

“Kulak vermek.”

Birinin söylediğini sürekli tekrar etmekten yorulmak mı?

“Dilinde tüy bitmek.”

Görüldüğü gibi deyim seçimi, aslında yaşanan olayın fotoğrafını çekmek gibidir. Hangi ayrıntıyı öne çıkardığınıza göre kullanacağınız ifade değişir.

Ve belki de deyimleri bu kadar eğlenceli yapan şey tam olarak budur.

Çünkü bazen tek bir deyim, uzun uzun anlatacağımız bir hikâyeyi birkaç kelimeye sığdırabilir.

Üstelik bunu yaparken hafifçe güldürür, düşündürür ve konuşmanın havasını değiştirir.

Sonuçta Türkçe bize “çok yoruldum” deme imkânı veriyor.

Ama istersek “canım çıktı” da diyebiliyoruz.

“Çok zorlandım” diyebiliyoruz.

Ama “akla karayı seçtim” diyebiliyoruz.

“Beni dinle” diyebiliyoruz.

Ama “kulak ver” diyebiliyoruz.

Belki de deyimler dilin küçük sihirbazlarıdır: Kelimeler aynı kelimeler olarak durur, fakat yan yana geldiklerinde bambaşka bir anlam çıkar.

Ve şimdi asıl soru şu:

Günlük hayatta fark etmeden kullandığınız, anlamını bildiğiniz hâlde ilk kez düşününce size komik gelen deyim hangisi? Çünkü bazen bir deyimin hikâyesini kurcalamaya başladığınızda, sadece dili değil, insanların dünyayı nasıl gördüğünü de keşfetmeye başlıyorsunuz.
 
Üst